birikimler.net

birikimler nasıl değerlendirilir?

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Haberler BİRİKİMLERİ DEĞERLENDİRME ARAÇ VE YÖNTEMLERİ

BİRİKİMLERİ DEĞERLENDİRME ARAÇ VE YÖNTEMLERİ

e-Posta Yazdır PDF

1) REPO:


Repo İngilizce’deki “Repurchase Agreement” kelimelerinden kısaltma yoluyla Türkçe’ye girmiştir. Türkçe karşılığı olarak“ geri satın alma anlaşması” diye ifade olunur. Ancak dilimizde daha çok repo olarak kullanılmaktadır. Repo kısa vadeli bir fon toplama metodudur. Satıcının, menkul değerleri ileride belirli bir tarihte ve önceden kararlaştırılmış bir fiyat üzerinden tekrar satın alma taahhüdü ile satmasıdır.

 

Türk sermaye piyasası repo ile esas olarak 1990 yılında tanışmış, 13 mayıs 1992’de sermaye piyasası işlemi haline gelmiş ve hukuki bir nitelik kazanmıştır.

Repo daha çok son günlerde, kısa vadeli olması ve yüksek getirisi sebebiyle yatırımcıların en çok merak ettiği ve daha çok tercih ettiği yatırım aracıdır. Yatırımcılara repo fiyatlandırması yaparken bankalarda dikkate alınan oranlar repo ve ters repo piyasasında geçen orandır. Dikkat edilmesi gereken nokta; repo fiyatlamasının bankadan bankaya farklılık göstermesidir.

Şunu da belirtelim ki repolar piyasada ki likiditeye bağlıdır. Yani Merkez Bankası tarafından sabah açıklanan rezerv rakamı negatif olursa daha büyük, pozitif olursa küçüktür. Yatırımcılar kendi almış oldukları repo oranlarıyla İMKB repo piyasasındaki ortalama oranları karşılaştırmalıdır.

Repo için en uygun dönem araştırılmalıdır. Şöyle ki banka ve aracı kurumların yüksek ödemeleri nedeniyle paraya ihtiyaç duydukları dönemde repo faizleri  genellikle yüksektir. Banka ve aracı kurumlar yüksek oranlar üzerinden uzun vadeli para toplayarak  maliyetlerini yükseltmek istemezler. Paraya daha çok ihtiyaç duyan kurumlar diğerlerinden daha çok faiz verir. Paraya ihtiyaç duydukları için müşterilerden gelen uzun vadeli repo taleplerini de kabul etmek zorunda kalırlar. Yani yatırımcılar para sıkışıklığının olduğu dönemlerde, repo yapmadan önce piyasada kimin ne kadar faiz verdiğine bakmaları gerekir. En yüksek faizi veren ve uzun vade yapan kurumla çalışılmalıdır.

Repo için gereken asgari miktar 500 milyon ile 1 milyar arası değişmektedir. Paranın miktarı repo faizlerinde etkili olur. Repo da zamanlama çok önemlidir. Günün erken saatlerinde faiz oranlarının düşük olduğu unutulmamalıdır. Repo yaparken mutlaka pazarlık yapılmalıdır. Eğer  eldeki miktarı büyükse yapılacak pazarlıkla faiz oranı yükseltilebilir. Günümüzde reponun kısa vadeli olması daha iyi görünüyor. Bunun nedeni getirisinin fazla olması ve riskin günlük olmasıdır.

GETİRİ HESAPLAMASI

Faiz oranı . gün

Net getiri formülü:-------------------------

360.100

Mesela ana paramız 2 milyar olsun. 2 milyar lira % 75 faizle bir haftalık repo yapıldığında bir hafta 7 gün olduğundan 0,75 (faiz oranı). 7 (gün sayısı) ile çarpılır. Ortaya çıkan sonuç 360‘ a bölünür. Bu sayı 1 ile toplanır. Ortaya çıkan sonuç ana para olan 2 milyar ile çarpılır.


2) MEVDUAT:

Bankalara daha sonra çekilmek üzere tevdi edilen paradır. Mevduat, vadesi yönünden vadeli, vadesiz ve ihbarlı olmak üzere üçe, kaynakları bakımından da bankalar mevduatı, resmi mevduat, ticari mevduat ve tasarruf mevduatı olmak üzere dörde ayrılır.

Bankalar dışında hiçbir aracı kuruluş mevduat kabul edemez. Mevduat mahremiyetini ihlal eden banka mensupları cezalandırılır. Mesela uygulanacak faiz hadleri serbestçe değil, merkezi olarak tespit olunur.

Mevduatın en büyük özelliği devlet garantisi altında olmasıdır. Bu nedenle özellikle küçük tasarrufçular tarafından tercih edilir. Mevduatta risk, parayı yatırdığınız bankanın batması ile ortaya çıkabilir.

Tasarruf mevduatında sınırsız devlet güvencesi vardır. Yani banka batarsa, bankaya yatırılan parayı devletten alabiliriz. Yalnız bu devlet güvencesinin daha fazla sürmeyeceği bankacılar tarafından dile getiriliyor. Mevduat faizleri de 1, 3, 6 aylık ve yıllık olarak  ayrılıyor ve bankadan bankaya farklılık gösteriyor. Onun için bankalar  arasında araştırma yapılmalıdır.

Yüksek faiz için küçük bankalara gidilmelidir. Faizleri daha çok yatırılan para belirler. Yani alacağınız faizi pazarlık yaparak yükseltebilirsiniz. Para yatırıldığında faiz oranları değişse bile faiz oranı ilk yapılan anlaşma üzerinden geçerlidir. Fakat yeniden vade yapmak isterseniz yeni oran üzerinden yapmanız gerekir. Onun için uzun vade tercih edilmemelidir. Eğer enflasyon oranları bir önceki yıla göre yüksekse faizlerde yükselecek demektir.

Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta döviz kurunun yükseldiği dönemlerde bankalar yüksek faiz verirler ve TL toplamaya çalışırlar. Böylece mevduatta tasarrufçunun daha iyi kazanmasına neden olur. Tasarrufçular, enflasyonun gelecek yıllardaki seyrini iyi takip etmelidirler. Eğer enflasyonun düşeceği düşünülüyorsa bir yıl gibi uzun vadeli hesaplar tercih edilmelidir. Eğer enflasyonun düşmeyeceği tahmin ediliyorsa kısa vadeye gidilmelidir.

GETİRİSİNİN HESAPLANMASI:

Türkiye‘de mevduat getirisinden % 13.2 vergi kesilir. Net mevduat getirisi hesaplanırken brüt getiri 0. 868 ile çarpılır. Brüt getiri ise şöyle hesaplanır.

Ana para . gün sayısı . faiz oranı

Brüt getiri:-------------------------------------------

360


3) BORSA

Borsa her zaman olduğu gibi günümüzde de en dikkati çeken yatırım aracı. İ.M.K.B.‘nin Türkiye’deki geçmişi henüz 13 yıl. Fakat buna rağmen, özellikle kısa dönemde zamanla bazı hisse senetlerinde yüksek primler yapılması yatırımcılar açısından borsayı oldukça cazip kılıyor. Bu nedenle de pek çok kişi borsayla son derece ilgili. 1985 yıllarının sonlarında kurulan borsada halka açık şirketlerin sayısı her geçen gün artarken, yatırımcıların ilgisi de buna paralel bir seyir izlemektedir. Ancak borsadaki işleyişin tam olarak bilinmemesi ve riske girmekten kaçınan yatırımcıların olması borsanın beklenen ilgiyi görmemesine neden oluyor.

Borsa menkul kıymetlerin alınıp satıldığı, buradaki fiyatların arz ve talep koşullarına göre oluştuğu organize bir piyasa olarak tanımlanıyor. Borsada alınıp satılan hisse senedi, bir ortaklık ve mülkiyet senedidir. Hisse senedinin yasalara uygun olarak gerekli şartları taşıması lazımdır. Yasaya göre hisse senetleri, şirket karından pay alma hakkı, şirketin yönetimine katılma ve oy kullanma hakkı, yeni pay alma hakkı ve şirket faaliyetleri hakkında bilgi alma hakkı doğurur. Borsada hisse senedi alım satımına bankalar ve aracı kurumlar aracılık ediyorlar. Yani, borsa yatırımcısı olmak bu işi yapan aracı kurumlar vasıtasıyla oluyor.

BORSA’NIN ETKİLENDİĞİ OLAYLAR:

· Borsa piyasaya son derece duyarlıdır. Bu nedenle ülkedeki ekonomik ve siyasi olaylardan anında etkilenir.

· Enflasyonun artması olumsuz yönde etkiler.

· Hazine bonosu ve devlet tahvili ihalelerinde oluşan faizlerde yüksek çıkması halinde borsa olumsuz yönde etkilenir.

· Mevsimlerin ekonomik dalgasına göre borsa etkilenir. Mesela yaz ayları borsanın çok durgun olduğu zamanlardır.

· Borsada en çok dikkat edilmesi gereken husus 3,6,9,12, aylık bilançolardır. Çünkü bu zamanlarda borsa hızlı bir yükseliş trendine girer.

HİSSE SENETLERİ NASIL DEĞER KAZANIR ?

· Hisse senetlerinin değer kazanmasında, ülke ekonomisinin genel durumu, şirketin faaliyet gösterdiği sektörün ve şirketin söz konusu dönemdeki performansının durumu etkili olur.

· Eğer şirketin üretim ve satışlarında miktar olarak artışlar varsa, şirketin cirosu, karı ve temettü artışları sonucunda hisse senetleri değerlenir.

· Şirketin büyümesi için alınan ek yatırım kararları, bazen sermaye artışına gidilmesini gerektirebilir. Bu durum hisse senedinin değerleneceğini gösterir.

DİKKAT !

· Borsa riski yüksek bir yatırım aracıdır. Bu nedenle riske atabileceğiniz parayla borsaya girmeniz gerekir.

· Eğer riski göze alıyor ve borsaya yatırım yapıyorsanız, yatırıma yüksek oranlarda girmemelisiniz. Önce kendinizi bir süre deneyip, isabetli kararlar alıp almadığınıza bakmalısınız.

· Gazetelerin ve dergilerin ekonomi sayfaları ile borsa sayfalarını düzenli bir şekilde takip etmelisiniz. Çünkü piyasanın yönünü gözleyebilmek ancak bu sayede mümkündür. Ayrıca böyle yapmak alınacak kararlar açısından da büyük önem taşıyor. Borsadaki şirketler ile ilgili haberler iyi izlenmelidir.

· Borsanın yüksek olduğu dönemlerde değil de yükselme öncesi dönemleri tahmin ederek bu dönemlerde alıma yönelmek gerekir.

· Aman spekülatörlerin peşine takılmayın...


4) HAZİNE BONOSU VE DEVLET TAHVİLİ:

Bunlar kamuya ait menkul kıymetlerdir. Bu kağıtlarla devlet harcamaları için yurt içinden borç para toplanır. Para piyasalarında güvencesi en yüksek kağıtlardır. Bunun nedeni arkasında devletin olmasıdır. Hazine bonosu ve devlet tahvili banka ve aracı kurumlardan alınabilir. Bu alımlar kağıtlar piyasaya çıktıktan sonra 2. el piyasada oluşan faiz oranlarında gerçekleşir. Bu kağıtların iyi tarafı yatırımcının istediği zaman elindeki menkul kıymeti o anki faiz seviyesinden kırdırtarak paraya çevirebilmesidir. Bu kağıtlarla siyasi istikrar ve hükümetin genel durumu çok önemlidir. Eğer hükümet sorunlu ise faizler yükselir. Yani tahvil ve bonoların birim fiyatları düşer. Birim fiyatlarının düşmesi faiz oranlarının yükselmesine neden olur.

Hazine bonolarının vadesi 3, 6, 9 aylık olabilirken devlet tahvillerinin vadesi 1 yıl ve daha fazla olabilir.

Piyasada bono ve tahvil talebi artarsa kağıtların fiyatı yükselir, faiz düşer. Talep azalırsa tam tersi olur. Bu kağıtlarda faizler kağıtlar alındığı günden itibaren işlemeye başlar. Satın alınan hazine bonosu vadesinden önce satılmak istenirse , bunu o günkü piyasa değeri üzerinden yapabiliriz. Vade beklenirse anapara ve faiz tam olarak alınabilir. Piyasada faiz oranı düşüyorsa bononun değeri yükselir. Bu durumda önemli bir kayıp olmadan anapara kurtulabilir. Faizlerin yükseldiği dönemlerde bononun değeri düşer.

Bono ihalelerine bireysel olarak doğrudan katılabiliriz. Bunun için herhangi bir merkez bankası şubesine giderek ihaleye girme başvurusunda bulunmak gerekir. Bu kağıtlar için uygun dönem , devlet giderinin gelirinden fazla olduğu ve uzun vadeli borçlanmaya pek gidemediği dönemlerdir. Böyle zamanlarda hazine bonosu banka faizinden daha fazla getiri sağlar. Hazine bonosunu elden çıkartmak için yatırımcılar faizlerin düştüğü dönemleri tercih etmelidirler.

GETİRİSİNİN HESAPLANMASI:

İhalelerde en küçük teklif 50,000,000 olarak belirlenmiş durumdadır. Teklifler 5 milyon ve katları şeklinde oluyor. Vadeleri 39, 26 ve 13 hafta olup hamiline düzenlenmiş hazine bonoları ile vadesi 1 yıl olan ve faiz kuponu taşımayan devlet tahvilleri iskonto esasına göre ihale yöntemiyle satışa sunuluyor. Bu satışlar her hafta Çarşamba günü yapılıyor. Getiri hesaplama formülleri şöyle:

P=100,000 / ( 1+ r )         . ( 1 yıl )

P=100,000 / ( 1 + 3r / 4 ) . ( 9 ay )

P=100,000 / ( 1 + r / 2 )   . ( 6 ay )

P=100,000 / ( 1 + r / 4 )   . ( 3 ay )

P: Teklif edilen bono fiyatı

r: İstenilen yıllık faiz oranı

Bu formül ile 100,000 liranın getirisi şöyle hesaplanır:

Mesela 100 milyonluk hazine bonosu aldığımızı varsayalım ve bu bonoya % 120 faiz oranı uygulanacak, vadesi de bir yıl. önce 100,000 liranın getirisini formülden hesaplarız. Daha sonra 100,000 lirada kazandığımızı toplam miktara uygulayarak toplam getiriyi bulabiliriz.


5) DÖVİZ:

Siyasi, ekonomik bunalım ve kriz dönemlerinde yatırımcıların tercih ettikleri bir yatırım aracıdır. Döviz kriz dönemlerinde beklenmedik bir şekilde yükselip yatırımcısına yüksek kazançlar sağlar. Döviz Türk lirası piyasalarına güvenin azaldığı dönemlerde talep edilir.

Böyle zamanlarda döviz çok hızlı yükselir. Ayrıca döviz enflasyona karşı korunmak için tercih edilen yatırım araçlarındandır. Türkiye’de enflasyon, devalüasyon, ve faiz üçgeni bulunuyor. Yıllık bazda faizlerin reel getirisi % 25-30 civarında. Aylık bazda reel getiri % 2-2,5 arasında değişiyor.

Türkiye’deki ekonomi politikasında faiz getirisi enflasyondan yüksek oluyor. Döviz, enflasyon ve faiz getirisi üzerine çıkamıyor. Yani parasını dövizde değerlendirenler sadece alım gücünü koruyabiliyor.

Dövizde şu durumlara dikkat edilmelidir:

1. Ekonomide kötüye gidiş başlar ve faiz oranları da düşerse yükselir.

2. Aylık enflasyon oranı yükselirse döviz yükselir.

3. Borsa düşerse döviz yükselir.

4. Hazine borçlanmasında sorunlar yaşanmaya başalr ve iç borçlanmada zorluklar baş gösterirse döviz yükselir.

5. Türk lirasına bir güvensizlik olursa döviz yükselir.

REEL GETİRİSİNİN HESAPLANMASI:

Dövizin fiyatı, uluslar arası piyasalardaki gelişmelere ve Merkez Bankası’nın kur politikasına göre belirlenir. Dövizdeki reel artış, dövizdeki nominal artıştan, enflasyon oranının çıkarılması ile hesaplanır. Ancak Türkiye’de dövizin getirisi enflasyondan az olduğundan reel getirisi hesaplanamamaktadır.


6) YATIRIM FONLARI:

Yatırım fonlarının içeriğinde, sabit getirili menkul kıymetler, hisse senetleri ve döviz bulunuyor. Yatırım fonları yatırım araçlarını yeterince takip edemeyenler için idealdir. Yatırım fonları küçük yatırımcılar için çok caziptir.

Çünkü bir uzmandan yararlanırlar. Ayrıca yatırım fonlarına istediğimiz miktarda para ile girmek mümkün.

Yatırım fonlarının bir diğer özelliği çeşitliliğin olmasıdır. Bunlar A ve B tipi fonlardır. A tipi fonlar hisse senedi ağırlıklı olduğu için borsanın ve ekonominin iyi olduğu dönemlerde A tipi, faizlerin yükseldiği dönemlerde hazine bonosu ağırlıklı olan B tipi seçilmelidir. Ayrıca yatırım fonunun geçmişteki performansını araştırmak, gelecekteki performansını tahmin etmek için çok yararlı olacaktır.

GETİRİSİNİN HESAPLANMASI:

Yatırım fonlarında fiyatlar portföyde bulunan yatırım enstrümanlarında yaşanan fiyat değişikliği ile belirlenir. Mesela borsada yükseliş varsa A tipi fon yükseliyor demektir. Yatırım fonları Türk lirası olarak tutulduğundan reel getirisinin hesaplanması için T.L’nın yıllık değer kaybının fonun nominal getirisinden çıkarılması gerekir.


7) ALTIN:

Bildiğimiz gibi insanoğlunun bildiği en eski yatırım aracıdır. Özellikle yatırım araçlarının tam olarak bilinmediği yerlerde çok yaygın olan bir yatırım aracıdır. Bunun nedeni altının istenildiği zaman paraya çevrilmesi ve bu somutluğu ile bir kağıttan daha güvenilir görülmesinden kaynaklanıyor. Altını daha çok küçük yatırımcılar tercih ediyor. Altın özellikle kriz dönemlerinin yatırım aracıdır. Özellikle savaş dönemlerinde altın fiyatı olağanüstü çıkar.

Altın fiyatları yurt dışı piyasaları ve dövizden etkilenir. Altın iç piyasada arz ve talep durumuna göre de iniş ve çıkışlar yapabilir. Altının fiyatı iç piyasada özellikle dolara endekslidir. Dolar yükselirse altının fiyatı artar.

ALTINDA ŞUNLARA DİKKAT EDİLMELİDİR...

· Altın piyasasının en hareketli dönemi yaz ayları ve sonbahar başlangıcıdır. Çünkü bu dönem düğün derneklerin en fazla yapıldığı dönemdir. Ayrıca bu dönemde turist sayısında meydana gelen artış ve yurt dışında çalışan işçilerin altına olan talepleri altın piyasasını hareketlendirir.

· Altının en fazla alındığı dönemlerden biride çiftçilerin hasat dönemidir. Yatırımcılar altına talebin yüksek olduğu dönemleri değil altına talebin az olduğu dönemleri tercih etmelidirler.

· Altın alınacaksa Cumhuriyet altını alınmalıdır. Çünkü Cumhuriyet altınında diğer işlenmiş olan altınlar gibi işçilik parası alınmaz.

Bütün yatırımcılara bol ve hayırlı kazançlar dileğiyle...

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 13 Aralık 2010 13:47